Saturday, November 18, 2006

Küçük bir kız olmanın ilk koşulu hep öyle kalmayı göze alabilmektir.Bu bir tür cinnet gibidir.Hiç büyüyememek, üzerinize bir karabasan gibi çöker ve siz hiçbir şeyi değiştiremezsiniz.Sizden küçükler bile, size bir yaşam boyu hükmedeceklerini sanırlar. Eğer bir küçük kızsanız, bunu sindirmek zorundasınızdır içinize.
Küçük kızlar yaşama kocaman bir vicdanla başlarlar.Öylesine kocamandır ama öylesine güçlü bir şekilde insaf ve merhametle desteklenmiştir ki bu vicdan, asla altından çıkılamaz,kaçılamaz ve terk edilemez.
Küçük kızlar bunu ölünceye kadar taşırlar.Doğa kendilerine bu gücü başlangıçta vermiştir.Kader böyle bir şeydir.
Dayanma güçlerinin sınırı yoktur.Devamlı egzersiz yaptıklarından daha zora,daha kötüye dayanabilirler.
Onları başkalarının gözünde zayıf kılan, bu tükenmez dayanma yetileridir.
Küçük kızlar tanrılara inanmazlar.Dinleri de yoktur dolayısıyla.Bilirler ki kendilerinden güçlü yoktur.Ve yine bilirler ki kimseye ispatlamak zorunda değillerdir bu gücü.Kendilerine ulaşmak için bir elçiye de, ibadete gereksinimleri de yoktur.
İnsanların kendilerini arzularına göre sömürmelerine izin verirler, eğer bu onları mutlu edecekse.
Diledikleri zaman diledikleri gibi davranma özgürlükleri olduğunun,istedikleri an herkesi, her şeyi yüzüstü bırakıp, çekip gideceklerinin bilincindedirler.Bu bilinç onları güçlü kılar.Muhtaç durumda değillerdir.Sürünmeye bu kadar yakın ve yatkın bir başka tür yoktur.
Küçük kızlar bu yüzden çok sömürülürler zaten.Kimse gideceklerine inanmaz.Onlar kimseyi terk etmezler.Kovulsalar da gitmezler çoğu zaman.Gurursuzluklarından değil, kovanların defol derken gitme dediklerini duyduklarında.
Yoksa çok güzel alıp başlarını giderler.İsteseler mahkum ederler yoksunluğa kendilerinden başkalarını.En acımasız oldukları, kendileri gibi olanlardır.Bilirler ki onlar baş edeceklerdir kendileri gibi yoksunluklarla .Bırakırlar onları üzülerek .
Küçük kızların da güçlerinin değil ama sabırlarının tükendiği bir çizgi vardır.
Küçük kız o çizgiye çok yakın artık.
Küçük kızlar küçük zevklerle beslenirler.Bu küçük hazlar tükenmeye yüz tuttuğunda, tıpkı şu vazodaki bambular gibi sararırlar.Şu bambular,hani tepesinde hala iki yeşil filizi bulunan ama kendileri dipten tepeye sararanlar.Küçük kız onlara aylardır su vermiyor.Onlarla aynı dönemde başladı sabrı zorlanmaya. Onlar bir inat,küçük bir başka inat.Onlar sararıp iyice solduğunda küçük kız söküp alacak filizleri bir başka vazoya.Kendisi de söküp alacak kendini bir başka vazoya.O zaman küçük kız olmayacak yanlarında artık.Geride kalanlar sularsa büyüyecek o filizler.Belki de o filizleri de alıp götürür kendi vazosuna.Güveni yok hiç kimseye.
Sorumsuz gibidirler küçük kızlar ve hep dalgınlardır okyanusların diplerine.Neler neler düşünürler sadece onlar bilir.Kardeşlerinin sorunları,annelerinin yalnızlığı, babalarına doyamamışlık,çocuklarının problemleri.müşterilerinin dertleri falan da filan.
Her yerde bir şeylerini unuturlar,her gün bir şeyler kırarlar,dökerler, saçarlar.Sarsak der ona etrafındakiler.Öyle doludur ki zihinleri dertlerle, sorunlarla.
Anlatırlar yakın gördüklerine bazen sıkıntılarını.Bir süre sonra dinlemediklerini sıkıldıklarını fark ederler ve susarlar.Kim ister ki dert dinlemeyi, çözüm bulmayı, küçük kızlardan başka.
Küçük kızlar seslerini fazla yükseltemezler,dertlenemezler,söylenemezler de.Bu yakışmaz onlara hemen uyarılırlar,azarlanırlar.Edepsizleşmeye hakları yoktur.
Küçük kızların sevenleri de vardır.Ama ne onlar küçük kıza,ne de küçük kızlar onlara yanaşamaz.
Küçük kızlar babalarını çok özlerler.Aksilik bu ya küçük kızların babaları da onları erkenden terk eder.Çünkü onlar en küçüktür.Ve diğerleri babalarına daha çok doyarlar.Haksızlıktır bu.Ama yapacak da hiçbir şey yoktur.
Ben babamı özledim.Babamı istiyorum.O herkese DUR! derdi benim için.”Der miydin babacım.Söyle bana der miydin?”
Ben şimdi bir şekilde ölsem kimseye bir yüküm kalmaz.Fazla borcum yok.Ödenmez şeyler de değil.Kredi kartı v.s.Malvarlığım da yok.O yüzden mirasçılarım mirası üç ay içinde red ederlerse bu borçlardan da kurtulurlar.
Kimseye hiçbir zararım dokunmadı.Bana zararı dokunan çoktur ama herkesi de, hepsini bağışladım.
Yalnızlığın kadarsın yalnızlığın mis kokmalı” demiş şair. Ben belki mis kokmuyorum ama temiz kokuyorum yine de.Kimseyi çok kırmadım.En azından onların beni kırdığı kadar kırmadım.Kırdımsa da çok özür dilerim.Doğuştan sakatlıklarım bugün bile yakamı bırakmıyor.Emeği geçen herkese çok teşekkürler.Cennette yerleri hazır.Ben bu dünyada karşılığını veremezsem eğer.
Bağışlanmak istemiyorum.
Bu bir veda yazısı da değil.Kazık çakmayacağım yeryüzüne ama bir korkak gibi de göç etmeyeceğim.
Ölümüm kanlı da,.dramatik de olmamalı.Ölürken de ayrıcalık istemiyorum.Kimselerin vicdanlarını sızlatmadan gideceğim.Sıradan bir ölüm istiyorum.O kadar sıradan ki yakılmaktan da vazgeçtim.Tahta bir tabuta ve yıkanmaya bile gerek yok.Temizim zaten.
Ben denizime de, yeşilime de, mavime de kendim ulaşırım.
İyi ki uçtum yükseklerde.İyi ki ufak hazlar sıkıştırdım aralara.İyi ki dolaştım dün İstiklalimi ilan edip caddede.Müzik dinledim,kadeh kaldırdım,Paşabahçe’de bardaklar doldurdum sepete ve almadan çıktım sonra iyi ki.İyi sergiler gezdim,iyi ki yaşadım.
“Yaşadım
Yıldızlar şahidimdir”
dedim gökyüzüne bakıp iyi ki.
Beni çok sevenlere de hiç sevmeyenlere de selam olsun.
Küçüktüm.
Ufacıktım.
Top oynadım acıktım.
Ve hiç büyümedim.
Hiç büyümek de istemedim.
Dünya büyüklerin.
Onlar hep büyüktüler.
Büyük doğdular.
Ben top oynamak, üstümü kirletmek, su birikintilerinde toplu iğneyle yaptığım oltamla balık tutmayı ummak,terli terli su içmek, dizlerimi kanatmak ve sana yağlı ekmeklere ağzım sulanarak bakmak istiyorum.Ben canım yandığında göz yaşlarımın yanaklarımdan yüzümdeki kirleri temizleyerek süzülmesini istiyorum.
Ne kadar uğraşsanız,zorlasanız nafile.
Ben haylazlık yapmayı seviyorum.
Ben küçük bir kızım.
Hep de öyle kalacağım.
Hiç biriniz beni yıldıramazsınız.
Ama bensiz kalabilirsiniz.
Küçük kızların başka bir gezegeni her zaman vardır.
Onların rengi de vardır.
Turkuvaz.
Çılgın
Çıldırtan
Deli bir mavi.
Küçük kızlar bu rengin delisidir.

0 Comments:

Post a Comment

<< Home