Friday, August 04, 2006

Şimdilik yolculuk sona erdi.Küçük kız geçmişe yolculuk gibi algıladı bunu.Böyle düşünmeyi tercih etti aslında.Elindeki kitabı bitiremeden döndü.
Küçük kız kitap okumayı da severdi oysa.Her kitabı değil ama.Hatta Heidi isimli kitap yüzünden okumaya ara vermişti uzun süre.O kalın ve zevksiz yeşil kapaklı kitabı ne zaman eline alsa iki sayfa okuyamadan ya kitabı bırakır ya da uykuya dalıverirdi.
Küçük kız heyecan severdi.Heidi dağlarda süt içen bir kızdı sonuçta.Küçük kız ise sütten nefret ederdi.Ama çok sonraları her nasıl ve nedense bir gece eline aldı ve sabaha kadar hiç uyumadan bitiriverdi kitabı.Üstelik hoşlanmıştı da.Böyle bir gecede okuduğu ikinci kitap ise Jack London’un “Uçurum İnsanları “ idi.Elsa Triolet’in “Beyaz At’ı” da öyle.Daha çok vardır bir gecede okuduğu.
Alfred Müller,Fridrih Şüller .Şimdi tekrar okusa o kadar güler miydi yine ?
Niye bunları hatırlıyordu ki . Yitirdiği ,kendisi gibi küçük bir kızı düşündüğü için mi acaba.
Sarı saçlı ,sarı güllerle benzenmiş.Altmış yaşında hiç büyümeyen küçük bir kız.
Hayatı söylemleri gibi yaşamak kolay değildi.Mesela küçük kız çok güzel, bir o kadar da yürek isteyen söylemleri olan ama bunların çok azını yaşama geçiren bir hayalperest, bir düş zenginiydi.O, düşleri severdi.Gerçeklerle yüzleşmek yerine, gerçekleri kendine göre şekillendirip bir düş gibi yaşamanın tadına varmaya çalışırdı.Ama sarı güllerle bezenmiş küçük kızın eylemi ve söylemi aynıydı.Oysa bu küçük kızın hep kaçtığı bir şeydi.Hep de kaçacaktı galiba.O ,etrafında çok kalabalık sevmezdi.Yaşamları yönlendirmeyi de..O, kendi haline kalmayı ve kendi haline bırakmayı severdi.
İnsanları yakınında tutardı.Elinin altında.Tıpkı suyun üstündeki bir top gibi.Avucuyla suyu kendine çekerse top gelir,suyu iterse top giderdi.Topla doğrudan teması yoktu.Böylesi daha az incitirdi başkalarını da kendini de.
Yaşam denenmişliklerden edinilmişti.Küçük kız yitirince kendini de yitirir gibi olacağının farkına vardığından beri bu böyleydi.
Sarı saçlı sarı kız yine de küçük kızlardandı.Küçük kızla çok benzeşiyordu yine de.Bir tesadüf eseri onun artık gitmekte olduğunu herkesten çok önce öğrenmiş ve hissetmişti.
Küçük kızlar yumuşak iyi huyludurlar genelde.Canları çok yanmadıkça dikenlerini çıkarmazlar.Çok yanarsa korkutmak için dikenlerini gösterirler.Ama çaresiz kalırlarsa batırmaktan çekinmezler.
Sarı saçlarına sarı güller takan küçük kız da böyleydi.
Küçük kız, giden küçük kızların arkasından ağlayanların onları çok sevenler olduğuna hiç inanmadı. Ama gördü ki , gülerek uğurlayanlar da onları çok sevmiyorlardı.Küçük kızlar sahte gözyaşını da, sahte tebessümü de hemen hissederlerdi çünkü.

0 Comments:

Post a Comment

<< Home