Sunday, March 26, 2006

Sizin yaptığınız pek çok sıradan şeyin veya şikayetçi olduğunuz mesleğinizin,işinizin başkalarının gözünde çok önemli olduğunu farkettiğinizde mutlu oluyorsunuz.Dün ben bunun lezzetini duyumsadım.
Yapabilecek elbette çok farklı işler var.Ama yaptıklarımızı da küçümsememeliyiz galiba.
Hayatı mukayeselerle yaşamak belki de en büyük yanılgımız.
Geçen gün sosyetik bir kadının yazdığı kitabın tanıtımını yapan bir program izledim.Reklam kokuyordu sohbet.Araya menajer veya hatırlı kişilerin sıkıştırılmış olduğu çok belliydi.Kadının söylediklerinin hepsi klişeydi.Çok kötü birşey yaptım alayla izledim ve güldüm.Oysa bir emek vardı.Kadın yaptıklarına inanıyor,utanmıyor arkasında duruyor ve bunu samimiyetle paylaşıyordu.Üstelik çok farklı bir topluluğun mensubuydu.Oradaki eleştirilerin daha acımasız olacağı,iyi birşey bile yapsanız beğenilmeyeceği kesindi.İşin, estektik ve sanat yönünden tartışılması ise keskin olacaktı şüphesiz.Hiçbir sanat eleştirmeninin okumayacağı, kaale bile almayacağı,üzerinde konuşulmayacağı kadar keskin.
Ama kadın oradaydı.Konuşuyordu."Ben bu kitabı yazdım ve bu benim için iyi birşey "diyordu duruşuyla.
Düşündüm:Şimdi bu kadını onaylamalı mıydım?Takdir etmeli miydim?Bu cahil cesareti miydi?Yoksa yaptığı işe olan inanç mı?Yoksa yoksa "şimdilerde herkes birşeyler yazıyor ben de yazacağım fena da değilim" mi?
Karar veremedim.
Ama birşeyden emin oldum.O, yazdı.Bunu paylaşmak istedi.Paylaştı.Kaç kişi okursa o kadar kişiyle.
Mükemmel olmak zorunda değiliz.Yaptığımız işi gücümüz,birikimimiz oranında iyi yaptığımızı kabul etmemiz yeter.Gayretimizi takdir etmemiz yeter galiba.
Ben hep mükemmeliyetçi oldum.Bu kompleksten arınmış olsaydım,yani ,başarısızlıktan,eleştirilmekten korkmasaydım ve utanma duygum baskın olmasaydı bu denli, daha huzurlu daha sakin bir yaşamım olacaktı; buna inanıyorum artık.
En iyiyi yapana kadar beklemek, güzel birşeyi mükemmel olmadığı için tozlu raflara,çöplüğe ,hasır altlarına göndermek anlamsız.Hem nedir en iyi?Sonsuza eş bir kavram.En iyi yoktur ki.Daha iyi vardır.Daha iyiler hep de olacaktır.Elbette o kadın gibi çok fazla afişe etmeye gerek yok belki.Ama hiç gün yüzüne çıkarmamak da yanlış.
Bir gün geriye dönüp baktığınızda sizden hiç birşey bulamıyorsunuz ortalıkta.Bu da iç huzuru vermiyor insana.Kendinizi hep küçümseyemezsiniz.Bu çok acımasız.
Önemli olan sadece iz bırakmak değil elbette.İziniz güzel sürülmeli.Güzel şeyleri en güzel olmadığı için gizlerseniz geriye sadece sıradan ve kötüler kalıyor sizden.
Belki de o kadın yaşamındaki pek çok tatsızlık ve mutsuzluk yanında bir gün sırf şu cümleyi edebilmek için verdi onca uğraşı.
"Ben kitap yazdım ve yayımlandı.Hatta, bu konuda benimle televizyonda bir söyleşi bile yapıldı."

0 Comments:

Post a Comment

<< Home